Viyana’da, görkemli şampiyonanın kazananı ve Avrupa’nın en büyüğü matadorlar oldu. Almanya-İspanya karşılaşmasında finale yakışır bir mücadele vardı. Oyunun temposu ilerleyen dakikalarda arttı. Daha öncesinde söylediğim favori olan İspanya karşısında, Almanya direnemedi. Futbol adına bütün güzellikleri ortaya koyan İspanya'ydı. Sağlam defans anlayışı, mücadeleci ve hızlı orta sahası ile kazanmak için oynadı. Fernando Torres'in daha ilk dakikalardaki mücadelesi büyüleyiciydi. Bir de direkten dönen kafa vuruşu vardı. Xabi ve İniesta defansın arasına çok iyi paslar attı. Zaten yavaş kalan Alman defansının karşısında Torres gibi bir oyuncu olunca gol kaçınılmaz oldu. Defansın arasına atılan ara topuna hareketlenen Torres önünde Lahm olmasına rağmen Lahm'ı geçip kaleci Lehmann topu almadan vurdu ve İspanyolların aradığı golü attı. Bundan sonraki dakikalarda daha çok pozisyon bulan taraf İspanya'ydı. Ender gelişen Almanya atakları da İspanya defansının arasında eriyordu ve İspanya kontra ataklarla etkili olmaya çalışıyordu. Almanya tehlike yarattığı duran toplarda bile sonuca ulaşamadı. Hücum oyuncularından Klose, Podolski ve Ballack vasatı geçemedi ve mağlubiyete davetiye çıkardılar. Aslında Almanya düzenli çalışan bir makineyi andırıyor. İşleyişi bozulduğunda bir daha toparlanmaları çok güçleşiyor ve bu durum oyunun sonuna kadar etki ediyor. Bundan önceki maçlarında da bunu yaşadılar. Finaldeki ve bizim karşımızdaki oyunlarını görünce finalde bizim olmamız gerektiğini düşünmeden de edemiyorum ve gözümde Türkiye-İspanya finali canlanıyor. İspanya bütün maçlarını kazanarak geldi finale ve her maçta kendilerinden emin bir oyun sergilediler. Rakip yarı sahanın ortalarında çok iyi paslar veriyorlar ve çabuk paslarla kalenin önüne geliyorlar. Luis Aragones'in her zaman 60. dakikalarda yaptığı değişikler takımı dinç tutuyor ve pres gücünü arttırıyor. İspanya'nın son kurbanı Almanya oldu. Panzerler direnemedi ve İspanya hak ettiği şampiyonluğu aldı.
Devamı için tıklayınız...Yarı finalde milli takımımızı eleyen Almanya’nın ardından, Rusya'yı 3-0 gibi net bir skorla yenen İspanya finale yükseldi. Almanya yarı final mücadelesinde Türkiye’ye karşı sergilediği düşük performans ile finale aslında çokta kolay çıkmadı. Phillip Lahm 90. dakikada takımını finale götüren golü attı. Aragones’in öğrencileri ise grup maçlarında 4-1 yendikleri Rusya’yı yarı finalde de 3-0 yenince finalin favorisi oldu ama şampiyona finallerinde sürpriz sonuçlar çıkmıştır. Almanya tam bir turnuva takımı özelliği gösteriyor. 6 kez final oynayıp bunların 3’ünü kazanma başarısı gösterdiler. İspanya ise kulüpler bazında gösterdiği başarıyı, milli takımlar düzeyinde gösteremediği için çoğu kez eleştirilmiştir. 2 kez final oynayıp bunlardan sadece birinde kupayı müzesine götüren İspanya 24 yıl aradan sonra Avrupa Şampiyonası’nda final oynayacak. Matadorlar panzerleri gözüne kestirmiş durumda. Genç dinamik ve hızlı hücum anlayışı ile göz dolduruyorlar. Liverpool’un yıldızı Fernando Torres ile ileri uçta çok iyi bir uyum yakalayan David Villa final maçında yer alamayacak. Rusya maçında sakatlanan David Villa’nın yokluğu İspanyolları etkileyecek gibi görünüyor. Almanya’da eksik ve sakat yok; Löw’ün Türkiye maçına çıkardığı kadro ile İspanya karşısına çıkmasını bekliyorum. Her ne kadar hakim görüş İspanya'nın kazanacağı yönünde de olsa Almanya kendi oyununu kabul ettirir ve topa hakim taraf olursa kazanır. İspanyollar da hızlı hücumlarla Alman defansını zorlayacaktır. Keyifli bir mücadele olmasını bekliyorum.
Devamı için tıklayınız...